Hastalık anlat halkı paniklendir ekonomiye can ver

Tarih: 06 Kasım 2009

Geçenlerde hamilelerin down sendromu testi yaptırmaları için istenen fiyatın 1000 TL. olduğunu öğrenmiştim.
Şimdi başka bir şey daha öğrendim: Kendinizin veya çocuklarınızın domuz gribi kapıp kapmadığını anlamak için test yaptırmanızın bedeli kişi başına 225 TL. imiş!

Ülkemizden uzun yıllardan beri doktorların oluşturdukları bir paniklendirme yöntemi mevcuttur. Meselâ kolesterol modası çıkarıldı, 30 yaş ve üstü her kim o tür paragöz doktorlara tedaviye gitse, kesin kolesterol teşhisi konur ve reçeteye bol bol kolesterol ilaçları yazılır.
İlaç şirketleriyle anlaşmalar yaparak hastalara pahalı ilaçlar verirler. Karşılığında aldıkları prim veya komisyon parası tahmin edemeyeceğimiz kadar yüksektir.

Yakın bir geçmişte bütün televizyon kanallarında devamlı reflü hastalığından bahsediliyordu. Sözde Türkiye’de her 5 kişiden biri reflü hastasıymış! Abartının bu kadarı hayret verici.
Şu yaşa geldim hayatta bir tane bile reflü hastası kişi görmüş değilim.
Doktor bozuntuları, insanların çoğunun mide ile ilgili küçüklü büyüklü sorunları olduğunu bildikleri için “halk paniğe kapılsın doktorlara gitsin vizite ücreti ödesin, doktorların tavsiye ettiği ilaçlara para ödesin” diye bunu özellikle gündemde tutmuşlardı. Televizyon kanallarındaki işbirlikçilerinin de onlara büyük yardımı olmuştu.

Etiketler:

para ve doktor

Açıklamalar:
1- Okuduğunuz yazı hakkında sorunuzu veya yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.
2- Yazılarımı RSS ile takip edebilirsiniz.

Yukardaki yazı ile ilgili ek bilgiler ve yorumlar:

  1. fatma diyor ki:

    ağzına ellerine sağlık arkadaşım aynı duyguları bende paylaşıyorum çok teşekkür ederim paylaşımın için ben hastanelerde çok sürünmüş biri olarak çok dertliğim bu konularda sevgiler canım

  2. E. Ali diyor ki:

    Hele devlet hastaneleri doktorları… ki en çok güvenmemiz gerekenler.. bunlar yoldan çıkmışsa halk ne yapsın daha kime güvensin? Annemi az süründürmediler. 20 çeşit ilaçtan annem sağlığını iyice kaybedince ilaçların tümünü bıraktı kendine geldi. Allah o doktorları bildiği gibi yapsın. Bu dünyada paraya para demiyorlar ama hesap günü Allaha nasıl hesap verecekler bakalım.

    Devlet hastanelerinde annem için abim için çok dolaştım. Doktorların odalarında, hastanelerin yazıhanelerinde kocaman kocaman resimli turizm acentesi reklâmları vardı. Doktorlara hep o resimlerdeki lüks oteller cennet gibi güzel tatil beldeleri hatırlatılıyor. Doktorlar krallar gibi gezip tozma hayaliyle, anlaşma yaptıkları ilaç firmalarına para kazandırmak için ellerinden geldiğince ilaç çeşitlerini hastalara fazlasıyla yazıyor. Kalbinde küçük bir ritim bozukluğu varmış, tansiyonu biraz yüksekmiş diye beş çeşit hem kalp hastalığı hem iki çeşit tansiyon ve tansiyon dengeleyici ve daha pek çok ilaçlar, kolesterol ilacı, düşürücüsü bilmem nesi ayrı… Sonra, annemde güya tip 2 diyabet varmış diye iki veya üç ayrı çeşit diyabet ilacı… dahası: unutkanlık ilacı, panik atak hastalarına verilen lustral sinir ilacı.. Oysa annemde sinir bozukluğu filan yok. inanılacak gibi değil ama bunlar gerçek. Sadece hatırlayabildiklerimi yazdım.

    Bir buçuk yıldır annemi hastaneye doktora götüremiyorum. Öyle bir usanç öyle bir nefret gelmiş ki öleceğini bilse doktora gitmek istemiyor. Allah sonumuzu hayır etsin o doktorlara da aç gözlülükleri cinsinden belaları ne ise onu versin. Âmin.

Sorunuzu veya Yorumunuzu Aşağıya Yazabilirsiniz.

Lütfen konuşma dilinde yazmayın zorluk çıkarmayın.
LÜTFEN YAZI DİLİ KURALLARINA SAYGILI OLALIM