Ana Sayfa Diyet Önerileri Diyabet Cinsellik Guatr - Tiroid Günlüğüm Genel Konular Grip Güzellik - Estetik Hakkında İletişim Gizlilik RSS

Down sendromu ve ana karnında öldürülen bebekler

Tarih: 31 10 2009
 Down sendromlu çocukların yaşama hakkı var.Down sendromlu çocuklar eğitilebilir öğretilebilir.

Down sendromlu olarak dünya gelen çocuklar diğer çocuklardan zekâca bir hayli geride oluyor. Yetişkin bir insan olduklarında yedi yaşındaki bir çocuk kişiliğinde ve zekâsında olabilirler. İşte bu yüzden şimdiki teknoloji ile hamilelikte bebeğin durumu anlaşılınca ölüm kararı veriliyor. Kürtaj.. Bebeğin rahimden kazınması.. Aslında hem gereksiz hem insanlık dışı bir uygulama.

Sadece sizin istediğiniz gibi bir birey olmayacak diye onlara yaşam hakkı tanımamanız insanlık dışıdır. Zekâsı düşük olabilir ama küçük bir çocuk kadar her şeyi anlayabilir, duygulanabilir, bazı becerilerini geliştirebilirler, meslek sahibi bile olabilirler. Zekâdan başka birtakım fiziksel arazları da olabiliyor. Hipotiroid (tiroid hormonu azlığı) yüzünden kilolu olabilmeleri, ve daha bazı problemler. Ama ne olursa olsun onlar hep sevgi dolu ve melekler gibi masum çocuk kalacak insanlardır ve bu yüzden yaşam haklarına “hepimizden daha fazla” sahiptirler.

down sendromlu kişiler meslek sahibi olabilir, üretici olabilirler.Down sendromlu yetişkinler

Hatta bilemezsiniz, normal bir çocuğun hayat boyu hem başarılı hem mutlu hem kimseye muhtaç olmayan bir insan olacağının da hiç kimse garantisini veremez.

Peki çocukların hayatına son verme fikri annelerin kafasına niçin sokulur?
Para ve pazarlamacılık çağında yaşıyoruz. Tıpla ilgili alanlarda paragözlülük çok yüksek. İnsanlar paniğe sokuluyor ve hamile kadınların kesinlikle down sendromu için kontrole girmeleri tavsiye ediliyor. Kontrol, analizler, incelemeler bedava değil. 1000 TL. Bu fiyat yerine göre değişiyordur herhalde. İşte burada da başka bir insanlık ayıbı ile karşı karşıyayız.

Çocuk down sendromlu doğacak diye öldürmek çare değil. Soruna iyi yönünden bakmalı. Down sendromlu çocuklar Allahın bir rahmet tecellisidirler. Bu çocuklar sevgiye şefkate herkesten daha fazla muhtaçtırlar. Nerde bir down sendromlu çocuk varsa orada fazlasıyla sevgi gerekir fazlasıyla şefkat gerekir. Allah madem öyle yaratmış ve öyle gerektirmiş, bize düşen şey bu çocuklar için sevgi dolu, sevgi yansıtıcı insanlar olmaktır, onları iyi bir şekilde eğitmek ve onlara üretici olmaları yönünde yetenekler kazandırmak için gayret etmektir.

Teknoloji ilerledi, sosyal bilinçlilikler ilerledi, böyle bir zamanda her türlü vakıf kurulabiliyor. O çocuklara ileriki yaşlarda aileleri bakamasa bile gereken kurumlarda barındırılabilirler.

Not: Bu yazımı yazdıktan sonra “Down sendromu nedir” merak edenler için bilgi olsun amacıyla burada link vereyim diye düşünerek yaptığım araştırmamda, benim bu yazıma paralel güzel bir doktor yazısı buldum. Diğerlerini değil o yazıyı (» Asıl Mongon kim?) kesinlikle okumalısınız.

“Bu yazı” için 4 Yorum

  1. nalan güler says:

    haklısın ama bu kararı verebilmek daha doğrusu böyle bir karar vermek durumunda kalmak çok zor.Allah korusun.

  2. Çok zor bir karar…Anne olduğum için biliyorum.Bir çocuğu yetiştirmekte zor aynı zamanda sabır gerektiriyor.Böyle bir kararla kimsenin karşı karşıya kalmamasını dilerim…

  3. lacin says:

    Kimse böyle bir karar vermek zorunda kalmasın inşallah diyerek söze başlayayım. Ben maalesef sizin bahsettiğiniz kadar katı bakamıyorum bu konuya, çünkü Down sendromlu çocuğu olan birini çok yakından tanıyorum. Zorluklarına zaman zaman yakından şahit oluyorum.
    Ayrıca Down sendromlu çocuğun yetiştirilmesinin zorluklarının dışında bir de maalesef bu çocukların ömrü çok uzun olmuyor. Yanlış hatırlamıyorsam otuz sene gibi bir ömürleri var. Yani her açıdan çok zor. Gerçi belki bu da bir lütuf, ömürleri uzun olsa onlara bakacak kimse kalmayacak etraflarında.
    Ama yine de Allah veriyor… Çok zor, çok…

  4. baba says:

    ben bir down sendromlu kız bebek babasıyım. kızım iki yaşında ve şu anda yaşıtları ile hemen hemen aynı seviyede gelişim özellikleri görülmekte. ileride ne olacağı bilinmez. Ancak ne olursa olsun eşim ve ben kürtaj yaptırmadığımız için o kadar mutluyuz ki. onun davranışlarını, hareketlerini, sevimliliğini izlemek, onunla oyun oynamak ve gelişimini takip etmek şu dünyada benim en zevk aldığım şeylerden biri. inanın kızım down sendromlu olmasa idi onunla bu kadar ilgilenebilirmiydim ve bir çocuk yetiştirmekten bu kadar zevk alabilirmiydim bilmiyorum. tavsiyeler üzerine kürtaj cinayeti işlemediğim için çok mutluyum ve Allahıma çok şükrediyorum.

Yorumunuzu aşağıya yazabilirsiniz.