Abartacak bir şey yok. Domuz gribi olsa olsa sadece bir grip çeşididir. Bildiğimiz grip için ne iyi geliyorsa domuz gribine de onlar iyi gelir.
Benim bir tavsiyem: Grip olmuşsanız gece küçük bir baş soğan (tamamını) yemekle ertesi gün gribin vereceği kırgınlık, halsizlik büyük ölçüde azalır hatta tamamen yok olabilir.
Kuru soğan ve yeşil soğanGripten korunmak için: Ekim ayından mayıs ayına kadar sabah akşam bir çay kaşığı saf balık yağı C vitaminli meyve veya sebze eşliğinde yenmelidir. Balıkyağının grip için etkisi C vitamini içeren meyve – sebzelerle birlikte olduğu zaman “tam” işe yarar. Bu kesin olarak, yüzde yüz gribe nezleye bağışıklık kazandırır. Etkisi yüzde yüzdür, kesindir. Her gün uygulayamasanız bile haftada iki üç gün yeterlidir. Sigara içiyorsanız, C vitaminli meyveleri yediğiniz zaman öncesinde ve sonrasında en az yarımşar saat sigara içmemelisiniz.
Bol C vitamini çok taze yeşil soğanda mevcuttur. Yalnız çok taze olmasına dikkat edin. Bahçeniz veya güneş alan balkonunuz varsa açık havada kendi yeşil soğanınızı yetiştirebilirsiniz.
Ayrıca bilindiği gibi portakal, mandalina, greyfurt gibi turunçgillerden kış meyvelerinde C vitamini bulunuyor.
E.Ali konularda uzman olduğunuz belli, sakıncası yoksa mesleğinizi öğrenebilirmiyim? ayrıca blogunuzu çok faydalı buluyorum paylaşımlarınız için çok teşekkürler emeğinize sağlık..
İyi niyetleriniz için esas ben size çok teşekkür ederim.
Mesleğim yok denebilir, kendi kendimi özel İngilizce öğretmeni yapmıştım çok da iyi gidiyordu ama evde iki hastayı 2006’dan 2008’e kadar hastane hastane dolaştırdıktan sonra, şimdi hâlâ evde onlarla ilgilendiğim için o sevdiğim işi yapamıyorum.
Bilgilerime gelince: uzun yıllardır tecrübelerle sabit gerçekleri ya çok güvenilir yerlerden, kişilerden öğrenmişimdir ya da bizzat yaşamışımdır. Çocukluğumdan beri araştırmayı severim. Doktorların konuşmalarını hep can kulağıyla dinlerim. Bu galiba bir Allah vergisi. Keşke diyorum doktor olsaymışım. :) Gerçekten çok iyi bir doktor olurdum. Ama kader böyleymiş. Çocukluğumda herkes bu botanikçi olur diyordu, aslında esas cevher tıp üzerineymiş. :) Şaka bir yana, çocuklar en çok neyle ilgileniyorsa onun altında bambaşka konuda kabiliyetleri olabilir. Mesela ben botanikçi olsaydım herhalde o işe çok fazla bağlanamazdım. Tıp ise benim için daha cazip.
Niçin merak ettiğimi anlamışsınız, inşallah herşey gönlünüzce olur.. dolu dolu bilgiler var blogunuzda çoğuda copy-paste olmayınca sormak istedim. Teşekkürler..
Âmin inşallah.. ben de tekrar teşekkür ederim.
Bu arada, hiçbir yazım copy-paste değil. Olsa olsa biri iki tane “genel kültür bilgisi” türünden bilgilerin kendime göre yorumlu özetidir, bunların bile sayısı ya ikidir ya üç. Galiba iki veya üç konuk yazar gibi yazı var, bana ait olmadıklarını belirtmişimdir. Bir de fotoğraflardan kendi çekmediğim fotoğraflar var ki anonim olmayanlara kaynak gösteriyorum, yazıları ise tamamıyla kendi yorumlayışım. Yarı kendi yorumum yarı İngilizceden tercüme olan yazılarıma gelince, onların copy-paste kabul edilmeleri veya özgün bulunmaları göreceli bir şey. :)
çok güzel bir önlem ama ben bu konuyu dememiştim ki yeni gelen doktorları demiştim
Evet Sudenaz, Google sizi buraya göndermiş. Benim yapabileceğim bir şey yok.